Olmuş Olan ve Olacak Olan

Opus Dei tarzı bir yapılanmanın Avrupa'da tutmuş olması bizde de yapılanabileceğini göstermez. Zira Doğu toplumları ve Anadolu coğrafyası Asya Tipi Üretim tarzına dâhil olduğundan, yani imparatorluk bakiyesi olduğumuzdandır.  Eğer bu ülke halkı cemaat yahut devlet arasında tercih yapmak durumunda bırakılırsa, bu millet devletini seçecektir. Hele ki üzerine böyle bir komplo kurulan bir devleti varsa.

Yazık olan su ki, devletin arazları ve arizaları varsa -ki var- su durumda yapılan komplolardan dolayı üzeri örtülecektir.

Yazık olan bir şey daha varsa, bundan sonra bu hükûmete karşı yapılacak her saldırı ve atakta Cemaat zan altında kalacaktır,

Yazık olan bir şey daha varsa artık hükûmetin kusur ve arizalarını dillendiremeyeceğimizdir. Eskiden ulusalcı, Atatürkçü, solcu, komünist, denirken, simdi, cemaatçi, işbirlikçi denilecektir.

Yazık olan bir şey daha varsa o da bu cemaatin bu zamana dek, bu toplumdan gördüğü iltifat ve itibar, artık yerle yeksan olacaktır.

Yazık olan bir şey daha varsa, o da kardeşler arasına tefrika ve ifrat girecektir,

Yazık olan bir şey daha varsa, o da, hem hükûmet, hem de cemaat tarafından, yetişmiş kimselerin tırpanlanmasıyla, insanlara yapılan bunca emek ve yatırım boşa gidecektir,

Yazık olan bir şey daha varsa o da bu ülkenin evlatlarının belki bir kaç yıl daha bu hengâmeyle boğuşup, ülkenin bos yere bir çatışmaya girip, terakkisinin onunu geçileceğidir.

İyi olan bir şey varsa o da, Allah adına is yaptığını söyleyen iki kurumsal yapının ikisinin de ayıplarının Allah tarafından yüzüne vurulmasıdır.

İyi olan bir şey varsa, artık cemaat yapılanmasının devlet içerisinde daha ileriye gitmeden ve Erdoğan henüz bastayken fark edilmiş ve gün yüzüne çıkmış olmasıdır.

İyi olan bir şey varsa o da bu zamana dek cemaat milliyetçiliği yapılarak, devlet kurumlarında ve özel sektörde imkan tanınmayan diğer cemaat mensuplarına imkan tanınacağıdır.

İyi olan bir şey varsa o da bu zamana dek, asker olun, polis olun, akademisyen olun, ama sanatçı olmayın, mütefekkir olmayın, düşünmeyin, sorgulamayın, diyen bir kurumsal yapının çözülüp, yerine düşünen ve sorgulayan insanların, STK’ların geleceği umududur.

İyi olan bir şey varsa o da artık TOKİ vb yapılaşmalarda, kentleşmelerde, yapılan ihalelerde, rüşvet vb yolsuzluklar yapılırken biraz daha tedirgin olunacağıdır.

İyi olan bir şey varsa o da artık İslam alemi, kaygısı güdülen, Israil ve ABD'ye karsı tutumu belli ve omurgalı olan, İslam alemindeki acılardan dolayı ciğeri pare pare olan insanların artık sözlerinin duyulacağı umududur.

 

Cemaat ‘ten camiadan vs, şu ana kadar tek umudum, yeri ve zamanı gelince ​Küfrün ve Küffarın üzerine atılacağıdönemi beklemek oldu. Düşündüm ki hep takiyye yapılıyor. Yer ve zamanıgelene dek, bu niyetleri gizleniyor. Heyhat ki, niyet apaçık ve halis buymuş. Mekki ve Medine dönemi diye avuttuk kendimizi. Mekki dönemdeydik, Medine dönemine geçmek için sabretmek, gizlenmek, öyle olmak gerekiyordu. İçimizde Ağlama duvarında ağlayan paşalar varken İsrail’e kafa tutulamazdı, doğruydu. Heyhat ki "ben olsam içeride olan tüm insanları - ergenekon- hepsini salarım. bu insanların tutuklanmalarının bizle bir ilgisi yok, kapalı kapılar ardından bizim yaptığımızı söylüyorlar, aramıza nifak sokuyorlar" denilirken niyet halis muhlis buymuş. Sonra 28 Şubat Paşasından birisi ansızın bir gece dışarı salınırmış ve ardından Mavi Marmara davası bir gecede sonlandırılırmış. “Mü‘minin ferasetinden sakınınız. Çünkü o Allah'ın nuru ile bakar ve Onun muvaffak kılmasıyla konuşur.” Camiüssağir 243

Herşeyin adım adım düzeldiği dönemde meğerse...

 

Türkiye’deki Anti Emperyalistlere gelince

Amerikan uşağı dediğiniz adam,

Amerika’ya kafa tutuyor, dış işlerini ülkeden kovuyor,

İsrail’e kafa tutuyor,

BM’ye kafa tutuyor. Dünya 5'ten büyüktür diyor.

6. Filo Buradan defol diyen 68 kuşağı gibi, NATO’ya ​kafa tutuyor ve Çin'le savunma sistemi hazırlıyor.

Japonya’yla nükleer santral için anlaşma yapıyor.

İsrail ve Amerika’nın itirazlarına rağmen Kuzey Irak ve İran’la ticari ilişkiler kuruyor.

Aselsan'da Kendi Savunma Sanayine ağırlık vererek dışa bağımlılığı azaltıyor.

Doğan, Doğuş ve Koç grubu gibi, ABD ve Batı Emperyalistlerin yerli taşeronlarına kafa tutup, faizleri düşürüp kamu banklarına ağırlık veriyor ve halkından bu taşeron firmalarla iş yapmamalarını istiyor

Bu banka ve işletmelerine operasyon üzerine operasyon yapıyor.

Ülke gelirini ve refahını artırıp, yolsuzlukların önünü kesiyor.

Şimdi kim Amerikan uşağı?

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !