KÜRESEL ALGI YÖNETİMİ

 

Batı ve Doğu'nun 3 bin yıl önce ilk kez savaşa tutuştuğu Troya ile 3 bin yıl sonra son kez savaşa tutuştuğu Gelibolu burası. Çanakkale; Aynı zamanda Batının ve Doğu'nun ayrıldığı ya da birleştiği, bir boğazın iki kıtayı ayırdığı yer. 

Bir insan hem Müslüman hem aptal olamaz diyordu İsmet Özel. 

Tüm dünyada bir algı yönetimi var, bu yönetim hemen hemen tamamıyla medya yoluyla ve sosyal medya yoluyla yapılıyor. Küresel anlamda erk gücü olanlar bu zihinsel algı yönetimin daha güçlü kullanıp, dezenformasyon ve kitlesel algı yönetimi yapabiliyorlar. Nasıl yapıyorlar bunu, Irak işgal edilecekse örneğin, öncesinde çılgınca haberler salınıp tüm dünya ayağa kaldırılarak, "kayıtlara ulaştık, kimyasal bombalara ulaştık" denilerek. Ardından tüm ulusların toplandığı bir basın toplantısında uydurma bir Arapça ses kaydıyla "gördünüz mü kimyasal bombalar buradaymış ve saldırı hazırlığındalarmış" denilerek ülke işgal ediliyor. Bulunamayan kimyasallar ve aradan geçen 5 yıl sonra geride 1 milyon cenaze, bir milyon dul, bir kaç milyon öksüz, yetim, sakat bırakıyorlar. Kaldı ki kendi koydukları kimyasalları da bulabilirlerdi, akıllarına gelmemiş olabilir. Bunun son örneği bi kaç gün önce, Akdeniz açıklarında İsrail’in gemiye kendi yüklediği bir kaç füze başlığını uluslararası basına göstererek bugün Gazze’yi bombalıyor olması örneği de gösterilebilir. Bu tam manasıyla nehrin yukarısında su içen kurdun alt yandaki kuzuya “suyumu bulandırıyorsun” demesi ve buna tüm kamuoyunu ikna etmesi şeklinde oluyor. Batı toplumu içinse bu insanlar zaten kötüydüler, pis ve geri kalmış, cahildiler. (Hâlbuki bunların temelinde de yine Batı ve Batının eski Haçlı zihniyetinin bu günkü emperyalist arzularından kaynaklanıyor) 

Savaşlar artık orduyla ve konvansiyonel silahlarla yapılmıyor, zira bu oldukça maliyetli, dramatik ve küresel tepkiye neden oluyor. En rahat şekliyle suya sabuna dokunulmadan, ülkede istenilen; batının sömürgeci arzu ve isteklerine boyun eğecek, küresel firmalarla anlaşma yapabilecek, ülkesi hiç bir endüstriyel ve sanayi üretim yapmayan ve dış pazara açık, ülke vergi ve kazançlarının ülke içine değil, küresel firmalara aktığı, komşu ülkelerle kıyasıya düşman olan, yine bu Batılı dostlarından fahiş fiyata satın alınan silahlarla donatılmış, yabancı bankaların cirit attığı ve diledikleri zaman faizleri yukarı çekebilen, kukla liderli ülkeler. Direniş gücü ve imanı zayıflatılmış, kardeşinin acısını ve ızdırabını duymayan, mümin insanlarla, uyuşturucu, kumar, fuhuş, spor, bahis vb oyun ve eğlencelerle avutulmuş seküler topluluklar.  

Bu algı yönetiminde kimin hangi medyayı kullanarak, neyi hedeflediği açıkça ortaya çıkabilir, Eğer bu yayın kuruluşları,​ Cnn ve BBC ise, ve bunlar,​ Gazze'de, Filistin'de değil, sizin ülkenizdeyse, Mısır'da, Irak'ta​,​ Suriye'de,​ Afganistan'da ve Pakistan'da ezilen halkın değil de, halkın çoğunluğun desteklediği bir parti yahut yönetimi​ değil de​, daha çok Batı'nın desteklediği lider tarafı ve gözüyle yayın yapıyorsa, buradaki algı yönetimi, tüm ​Batılı toplumlara ve hatta küresel medya şirketi olduklarından tüm dünya toplumlarına, kimin terörist, kimin direnişçi, kimin özgürlük savaşçısı, kimin gerilla, olduğunu size bir güzel ​haber veriyor. 

Bu, kimi zaman, Afganistan ve Irak işgali için kendi ülkesindeki kulelerini yıkma ve kendi insanını öldürmeye kadar gidebiliyor. Size iyiyi ve kötüyü göstermek için.

Bu, başka bir zaman, barışçıl bir eylemi​ illegal bir şekle dönüştürmek için kendi taşeron örgüt elemanlarını buradaki erkin zafiyetini, zayıflığını göstermek için, ortalığı yakıp yıktırarak, bak bunlara müdahele edemiyorsun, zayıfsın, halkın ve sokağın güvenliğini sağlayamıyorsun, diyerek hem toplumsal algıyı, hem borsayı ve de dolaylı olarak gelecekteki seçimleri etkilemek şeklinde olmaktadır. Yoksa büyükelçiliklerin, konsoloslukların görevi nedir? Eylemlerdeki, gazeteci! Ve Turistlerin! İşi nedir?

Bu hep böyle olmuştur, tarih boyu böyle olmuştur. Büyük devlet olmak bunu gerektirir. Nüfuzunuzu bir yerde hissettirmek istiyorsanız o bünyeyi zayıflatmanız gerekir ve bu da o ülkenin kendi zaaflarını kullanarak olur. Osmanlı’da zamanında Avrupa’da Martin Luther ve avanesiyle Protestanlığı desteklemiştir ve bu da uzun yıllar sürecek olan mezhepler savaşının yolunu açmıştır.  

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !